Kazanmadan kazanmaya çalışmak- Türk futbolundaki kaos

Merhaba değerli futbol severler. Öncelikle nasılsınız? Konuya geçmeden önce yorumlarda Türkiye’de oynanan futboldan aldığınız keyfi yaşınızın yettiği ölçüde kıyaslamanızı rica ediyorum. Şahsen benim için bu keyif artık çok sınırlı bir noktaya geldi. Eskisi gibi bir futbol atmosferi artık ülkemizden gittikçe uzaklaşıyor. Kaos Türk futbolunda her zaman vardı fakat geldiğimiz noktada bütün çark artık sadece kaos…

Merhaba değerli futbol severler. Öncelikle nasılsınız?

Konuya geçmeden önce yorumlarda Türkiye’de oynanan futboldan aldığınız keyfi yaşınızın yettiği ölçüde kıyaslamanızı rica ediyorum. Şahsen benim için bu keyif artık çok sınırlı bir noktaya geldi. Eskisi gibi bir futbol atmosferi artık ülkemizden gittikçe uzaklaşıyor. Kaos Türk futbolunda her zaman vardı fakat geldiğimiz noktada bütün çark artık sadece kaos üzerinden dönmeye başladı. 

Çok fazla geriye gitmeye gerek yok on sene önce bile derbi haftaları futbol konuşarak pazar gününü hafta boyuncu iple çekerek geçerdi. Kimin kadrosu daha iyi? Maçı kim kazanır? Gibi sorular gündemde olurdu. 

Türk futbolu artık yayıncısından federasyonuna, kulüp yöneticilerinden hakemlerine kocaman bir çöplük haline geldi. Doğru herhangi bir adım atan kimse olmadığı gibi ne yazık ki herhangi bir doğruluk sinyali de yok.

Buradan herkesi realite ve rasyonaliteye davet ediyorum. Bu düzen bugün bir kulüp başkanının giriş izni olmadığı halde sahaya girip hakem yumrukladığı, onunla yetinmeyip bir de yerde tekmelediği, başka bir kulüp başkanının sahaya gene izni olmadan girip takımını sahadan çektiği bir noktaya geldi. Artık olay, ben şu takımlıyım; ben bu takımlıyım noktasını çoktan aşmıştır. Bütün kulüplerin ve federasyonun şapkasını önüne koyma vakti çoktan gelmiştir. 

Kulüplerin ve federasyonun hiçbir zaman hatırlamadığı veya bilmek istemediği şey hepsinin bu işte ortak olduğudur. Türkiye futboldan para kazanacaksa her takımın iyi olması gerekir. Ne kadar fazla takım Avrupa’da boy gösterirse, Süper Ligde ne kadar kaliteli bir futbol oynanırsa lig de aynı oranda değerlenecek ve kulüpler para kazanmaya başlayacaklardır. 

Bu durumu teşvik edecek düzenlemeler yapılmadıkça ve futbolda hem kulüpleri hem de hakemleri koruyacak bir otorite sağlanmadıkça bu kaos ortamı böyle devam eder. Pazar günü de derbiden sonra Ali Koç ve Erden Timur kafes dövüşüne çıkarlarsa şaşırmayalım.

Gelinen noktada kabahat herkesindir. Bugün federasyondan memnun olmak mümkün değildir. Mehmet Büyükekşi ve kurmaylarının futbol ile hiçbir alakası yoktur. Fakat bugün Mehmet Büyükekşi’yi eleştirenler de 2021’de neden kendisini onayladıklarını açıklamalılar. 

Şu anki tavırlara bakınca da kimsede ben böyle bir niyet görmüyorum. Herkesin derdi paralı yöneticiler. 10 yıldır sürekli düşen bir hisseye daha fazla para koymaları için insanları ikna etmeye çalışan kulüpler görüyoruz. Süper lige şu an bulunduğu konumda yatırım yapan kişi duygularıyla bu yatırımı yapar. Mantığını tamamen silmesi gerekir. Mantık olmadan da “Süper Lig” olunmaz. Mali düzelme de olmaz, sürekli başarı da gelmez. 

Türkiye’de politika futboldan ayrılmadıkça ne şampiyonluğun bir kıymeti kalır ne futbolun.

Herkese güzel bir hafta diliyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

“Kazanmadan kazanmaya çalışmak- Türk futbolundaki kaos” için bir cevap

  1. Bayıldım

    Liked by 1 kişi

Sude Bayraktar için bir cevap yazın Cevabı iptal et