Beşiktaş–Kocaelispor analizi: Yerde güçlü, havada kırılgan

Beşiktaş, Kocaelispor karşısında teknik kalitesiyle fark yarattı; hava topları ve ikinci toplarda yaşadığı sorunlar ise oyunun sürekliliğini sınırladı. Zor bir maçtan çıkan üç puan, zorlu fikstür öncesinde değerliydi.
Ligin ilk yedi haftasının en keyifli maçlarından birini seyrettik. Beşiktaş kazanmayı hak etti ama Kocaelispor da eksiklerine rağmen maçın içinde kalmayı başardı. Siyah-beyazlıların güçlü ve gelişmesi gereken taraflarını aynı karşılaşmada oldukça net gördük.
Kocaelispor’un eksikleri ve doğru tercih
Maçın genel fotoğrafını çekmeye Kocaelispor’dan başlamak gerekiyor. Çünkü savunmada çok önemli eksikleri vardı. İdeal savunma dörtlüsü olarak gördüğümüz Haidara, Dijksteel, Zoukrou ve Maglica, sakatlıkları nedeniyle maç kadrosunda yer almadı. Bu oyuncuların yokluğunda Show’un stopere geçtiği üçlü savunma düzeni tercih edildi.
Bence bu kesinlikle doğru bir tercihti. Selçuk Hoca, alınmaması gereken bir riski almadı. Kocaelispor’un bütün bu eksiklere rağmen iyi bir oyun ortaya koyduğunu düşünüyorum.
Top yere indiğinde ligin en iyisi
Top yere indiğinde Beşiktaş bence ligin en iyi takımı. Bunu sağlayan hem hocanın kurduğu yapı hem de oyuncu profilleri. Beşiktaş topsuz oyunda aktif, pres gücü yüksek bir takım. Ancak asıl fark, topa sahip olduğunda ortaya çıkıyor.
Öncelikle stoperlerin top kullanımı başarılı. Emirhan teknik kalitesiyle, Djalo ise topla çıkışlarıyla oyunu besliyor. Beşiktaş’ın geriden başlayan pas oyunu, savunmanın merkezinden itibaren destek buluyor.
Merkezde de bu oyuna uygun, kaliteli oyuncular var. Miretti’nin teknik kapasitesi ve oyun görüşü çok yüksek. Topu ayağına aldığında farklı bağlantıları iyi kurabiliyor. Orkun ise bu ligin üzerinde yeteneğe sahip, Beşiktaş’ın oyununu farklı boyutlarıyla yukarı taşıyan bir oyuncu. Üstelik katkısı merkezle sınırlı değil; oradaki işini yaptıktan sonra ceza sahası çevresinde de takımın en önemli yaratıcılarından birine dönüşüyor.
Olaitan, teknik kalite açısından bu iki oyuncunun seviyesinde olmasa da fiziksel kapasitesi ve dribbling becerisiyle yapıya katkı sağlıyor. Altı numarada Salih de bu merkezin önemli bir tamamlayıcısı. Topsuz oyundaki artılarının yanında, topla da ortalamanın üzerinde olması sayesinde Beşiktaş’ın oyununu yavaşlatmıyor.
Bağlantıları çoğaltan hücum hattı
Beşiktaş ihtiyaç duyduğunda kanat oyuncularını da oyun kurulumuna dahil edebiliyor. Bekler genişliği sağladığında Cerny ve Trossard derine gelerek pas oyununa katılıyor. İkisi de oyun zekâları ve teknik kaliteleriyle bu rol için biçilmiş kaftan.
Vlahovic de teknik kalitesiyle yerden bağlantı kurmakta çok başarılı. Özellikle sırtı dönükken kendi soluna doğru döndüğünde, güçlü ayağı olan sol ayağıyla hem oyunun yönünü değiştirebiliyor hem de yakın taraftaki kanat oyuncusuyla iyi bağlantılar kurabiliyor. Fiziksel özellikleri sayesinde topu da çok iyi saklıyor.
Vlahovic, Trossard, Orkun, Cerny, Olaitan ve Miretti; ceza sahası çevresinde yaratıcı işler yapabilen, özellikle dar alanlarda yerden etkili çözümler üretebilen oyuncular. Beşiktaş’ın oynadığı oyun üzerine iyi çalıştığı da sahada belli oluyor. Bu teknik kalite yalnızca yerleşik hücumda değil, geçiş hücumlarında da kendini gösteriyor. Kısacası top yerdeyse Beşiktaş’ın oyunu işliyor.
İlk teması yapmak, topu kazanmak değil
Şimdi gelelim işin zayıf tarafına. Top havaya kalktığında Beşiktaş sorun yaşamaya başlıyor. Kocaelispor, Beşiktaş’ın baskısı karşısında zorlandı ama yerden çıkmakta ısrar etmedi. Topu sık sık savunma arkasındaki Agyei ve Metehan’a gönderdi; bu yolla pozisyonlar da buldu.
Uzun toplar doğrudan savunma arkasına ulaşmadığında bile Kocaelispor, Beşiktaş stoperlerini hava toplarında zorladı. Hava topu istatistikleri tek başına bu etkinin tamamını anlatmıyor. Çünkü Djalo, Agyei ile girdiği mücadelede topa ilk dokunan oyuncu olsa bile kafayı nasıl ve nereye vurduğu da önemli. İlk teması yapmak, takım olarak o topu kazandığınız anlamına gelmiyor.
Maçın bazı bölümlerinde ikinci topları sık sık alan ve bunları net gol fırsatlarına dönüştüren bir Kocaelispor gördük. Golün geldiği kornerin hemen öncesindeki pozisyon, bunun en açık örneğiydi. Uzun topa Djalo’nun yaptığı kafa vuruşu sonrasında top Kocaelispor’da kaldı. Ardından gelen tek pasla kaleciyle karşı karşıya bir pozisyon oluştu. Nübel iyi bir kurtarış yaptı ve top kornere çıktı. Kullanılan köşe vuruşunda ise bu kez Nübel’in de hatasıyla Kocaelispor golü buldu.
Sorun yalnızca savunma yapmakla sınırlı değil
Maç boyunca benzer sekanslar gördük. Kocaelispor hücum planını büyük ölçüde bu durum üzerine kurdu. Beşiktaş’ın stoperleri topla becerikli olsalar da hava toplarında ve ikili mücadelelerde aynı etkinliği gösteremiyor. Bunun sonucu yalnızca rakibe verilen pozisyonlar değil; Beşiktaş’ın atak sürekliliğini sağlayamaması da oluyor.
İkinci toplar rakipte kaldığında oyun tekrar Beşiktaş yarı sahasına taşınıyor. Siyah-beyazlılar, rakip yarı sahaya yerleştiği bölümleri kesintisiz bir baskıya dönüştürmekte zorlanıyor. Daha baskın bir oyun ve daha fazla pozisyon için bu tarafın gelişmesi şart.
Agbadou ana planda olmalı mı?
Bence bu sorunu azaltmanın yolu, Agbadou’yu ana planda tercih etmekten geçiyor. Emirhan’ı her ne kadar beğensem de yeterince agresif bulmuyorum. İkili mücadelelerdeki performansını da yeterli görmüyorum. Djalo’nun yükselen performansıyla birlikte, kulübeye giden isim Emirhan olabilir.
Burada Djalo’nun iyi maç çıkardığını da söylemek gerekiyor. Hava topları ve ikinci toplar üzerinden yaptığım eleştiri, onun maçın genelindeki olumlu performansını ortadan kaldırmıyor.
Hak edilen ama kolaylaşmayan galibiyet
Beşiktaş adına övülecek çok şey olmasına rağmen üretkenlik daha yüksek olabilirdi. Siyah-beyazlılar kazanmayı hak etti ama maçın istemedikleri yöne kırılabileceği birçok an da yaşandı. Kocaelispor akan oyunda Beşiktaş kadar fazla pozisyon bulamasa da gol beklentisi açısından benzer bir seviyeye ulaştı.
Maçın oyuncusu olarak Orkun Kökçü’yü seçiyorum. Beşiktaş’ta diğerlerinden çok belirgin biçimde ayrılan bir bireysel performans olduğunu düşünmüyorum; genel olarak iyi bir takım görüntüsü vardı. Ancak Orkun, iyi oyununun yanında kritik bir anda attığı harika golle benim için öne çıktı.
Beşiktaş, zor bir maçı 2-1 kazanarak ligde ikinci sıraya yükseldi ve lider Galatasaray ile arasındaki farkı bir puana indirdi. Sezonun başından beri bu takımın çok güçlü bir şampiyonluk adayı olduğunu konuşuyoruz. Kocaelispor’a karşı kazanmak bence hiçbir zaman kolay değil. Beşiktaş da bölüm bölüm iyi oynayarak değerli bir galibiyete uzandı.
Üç maç, takımın tavanına dair üç sınav
Siyah-beyazlılar zorlu fikstüre de galibiyetle başlamış oldu. Sırada 15 Ekim’de Hoffenheim deplasmanı, 19 Ekim’de Trabzonspor deplasmanı ve 22 Ekim’de iç sahada Crystal Palace maçı var. Kolay maç yok; bu karşılaşmalardan alınacak puanlar çok kritik olacak.

Bence bu üç maçta göstereceği performans, Beşiktaş’ın tavanına dair de önemli ipuçları verecek. Biz de maç maç değerlendirmeye devam edeceğiz. Hoffenheim karşısında Beşiktaş’a başarılar diliyorum. Maç sonrası yine CYF’de olacağız.
