Hepinize merhaba, Cesur Yeni Futbol’a hoş geldiniz. Bugün Beşiktaş’ın genel durumunu, St. Patricks maçını ve Wilfred Ndidi transferini birlikte değerlendireceğiz. Uzun bir aranın ardından Beşiktaş birçok ihtiyacı karşılayabilecek bir 6 numara aldı. Ndidi’nin Beşiktaş’a katacağı şeyler çok fazla ancak oyunun ve alınacak diğer oyuncuların doğru kurgulanması gerekiyor. Orkun-Rafa-Ndidi orta sahasının kulağa çok güzel geldiğini biliyorum ancak getireceği bazı problemler de olabilir. Haydi gelin, Ndidi nasıl bir oyuncu, nasıl katkılar yapar ve daha iyi nasıl kullanılabilir, birlikte bakalım.
Wilfred Ndidi geçtiğimiz sezon Premier Lig’de 6 numaralar arasında benim verilerimde ilk 5’te yer alıyor. 90 dakika başına kaç ikili mücadeleye girdiği ve yüzde kaç başarı oranı olduğunu rasyonel bir şekilde hesapladığım bu veride Casemiro, Tyler Adams, Gueye ve Nicolas Dominguez’in hemen ardından yer alıyor. En çok hava topu mücadelesine giren 3. ve 90 dakika başına en çok top kazanan 3. oyuncu. Bunlar gerçekten çok etkileyici istatistikler ve oyuncunun nasıl bir profil olduğuna dair de bize fikir veriyor. 1.83 boyunda, savunmada hem zeki hem de hızlı reaksiyon veren ve çok geniş alanları kendi başına kapatabilen bir oyuncu.

Burada gördüğünüz tablo, Ndidi’nin takımının 1. bölgesinde kazandığı ikili mücadeleleri gösteriyor. Her bölgede top kazandığını ve geniş bir alanı defansif anlamda domine ettiğini görebiliyoruz. Kontra-preste de çok etkileyici bir top kapma sayısına sahip. Top kaybedildikten sonra rakibin üstüne doğru zamanda çıkıyor ve top geniş alana gitmeden engelliyor. Çok hızlı bir oyuncu olmasa da yavaş olduğunu söylemek de haksızlık olur. Çok hızlı olmamasının yaratabileceği zaafları saha içerisinde aldığı pozisyonla harika şekilde kapatıyor.
Yani işin savunma kısmını hem derinde hem geniş alanda çok iyi bir şekilde yapabildiğini görüyoruz. Bu anlamda Beşiktaş’ın eksikliğini çok iyi bir şekilde kapatacaktır. Geçtiğimiz sezon Beşiktaş’ın rakibine anlamsız alanlar vererek yediği, saç baş yolduran golleri engelleyecek bir oyuncu. Yıllardır İngiltere’de oynayan ve yüksek hızda oyunu oynayabilen bir futbolcu. Her anlamda Beşiktaş’a çok faydalı olacaktır ancak toplu oyunda oyuncunun ciddi problemleri var.
Biraz önce de söylediğim gibi, işin savunma kısmında merkezdeki geniş alanı tek başına savunabilir ancak topla birlikte merkezde tek kalması çok büyük bir risk. Oyuncunun en kötü olduğu iki alan dribling ve pas. Yani topu öne taşımasını bekleyeceğiniz bir oyuncu değil. Premier Lig’in en az pas yapan altı numaralarından bir tanesi. Bu az sayıdaki pasa rağmen isabet yüzdesi de çok düşük. Özellikle baskı altında kaldığında tercih yapmakta gecikiyor ve tehlikeli bölgelerde top kaybına sebep oluyor. Leicester’ın geçtiğimiz sezon Ndidi’nin top kayıplarıyla yediği hatırı sayılır sayıda gol var. Bu sebeple merkezde onu yalnız bırakmak çok büyük bir hata olur. Uzun toplarda da benzer şekilde son derece vasat bir oyuncu. Bu sebeple çevresinde oynayan oyuncuların, merkezdeki partneri veya partnerlerinin topla ilişkilerinin olabildiğince yüksek olması lazım. Oyuncunun kendisi de bu alandaki beceri seviyesinin farkında ve kazandığı topları olabildiğince basit bir şekilde en yakınındaki oyuncuya aktarmaya çalışıyor. Beşiktaş’ın da bunun farkında olarak Ndidi topla oynarken onu sahada yalnız bırakmaması ve baskı altında kalacağı bölgelerde onu topla buluşturmaktan, oyunu ona kurdurmaktan kaçınması gerekiyor.

Ndidi-Orkun-Rafa üçlüsünün çekebileceği en büyük problem oyun kurulumu olacaktır. Çünkü Orkun, oyun kurulumunda Ndidi’nin açığını kapatacak bir profil değil. Bu durum da Rafa’yı sürekli geride top almaya gelmek durumunda bırakacaktır. Rafa’nın bu kadar derinde oynaması da Beşiktaş’ın hücum gücünü ciddi manada düşürecektir. Bir de bunun yanına oyun kurulumuna katılamayan iki beki, yani Svensson ve Jurásek’i eklediğimizde karşımıza toplu oyunda zayıf bir Beşiktaş çıkacaktır.
Bu sebeple mevcut düzende bir sol kanat bakmaktan ziyade üçüncü bir orta saha oyuncusu bakmanın daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Jurásek zaten hâlihazırda çizgiyi kullanmasını bekleyeceğiniz bir oyuncu. Bu bek profiliyle birlikte Rafa’yı solda oynatıp hücum diziliminde merkeze kaydırarak bir on numara gibi kullanabilirsiniz. Bu şekilde bir sol kanat transferi yapmak yerine Ndidi’nin yanına geriden oyun kurabilecek ve hücuma da katkı sağlayabilecek bir ekleme yaparak Orkun’u daha hücumcu bir rolde kullanmanın mantıklı olduğunu düşünüyorum. Bunu yaptıktan sonra iki ekleme daha yaparak birçok problemi çözebilirsiniz: çizgiyi iyi kullanacak ve skor yapabilecek bir sağ kanat oyuncusu ile ihtiyaç olduğunda stoperleri üçleyebilecek, topla birlikte becerikli bir sağ bek oyuncusu.
Bence izlenmesi gereken transfer politikası bu yönde olmalı. Bu hamleler yapıldıktan sonra diğer ekstralar da düşünülebilir ancak bir dönemde hiç gelir elde etmeden bu kadar transfer yapmak da zor. Beşiktaşlı taraftarların sinirli ve üzgün olduklarının farkındayım ancak bütün bir kadroyu baştan düzenleyip yarışa hemen girmek kolay değil. 2 transfer döneminin tamamen toparlanmak için yetmemesi de son derece normal. Lakin ben Beşiktaş’ın transfer döneminin başından beri iyi hamleler yaptığını ve genel olarak başarılı bir transfer dönemi geçirdiğini düşünüyorum. Büyük kulüplerdeki herkes baskı altında çalışmaya alışık olmalı ancak birazcık daha sabır göstermenin mevcut durumda elzem olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş istikrarlı bir şekilde devam ederse, bu sene olmasa bile gelecek sene kesinlikle yarışın içerisinde olacaktır.

Hocayla alakalı da birçok eleştiri olduğunu görüyorum. Hocanın özellikle ilk Shakhtar maçında çok fazla hata yaptığını düşünüyorum ancak Beşiktaş’ın Shakhtar’a elenmesi sürpriz değil. Lakin eğer bir hoca değişikliği yapılacaksa hemen şimdi yapılmalı. Nuri Şahin’in geleceği konuşuluyor ancak ben Ole’nin Beşiktaş’a Nuri’den daha uygun bir hoca olduğunu düşünüyorum. Mesele hocayı göndermek değil, sonrasında ne yapacağını bilmek. Yani “Neden gönderiyorsunuz?” sorusuna “Kaybetti” demekten ziyade daha net cevaplar vermek gerekiyor. Oyun anlamında biz ne istiyoruz, hoca ne veriyor ya da vermiyor? Önemli olan şey, yapılacak değişikliğin bir plan dâhilinde ve bir amaç uğrunda yapılması. Bence şu anda hocayla yola devam etmek mantıklı olan tercih. Transferler bitirilip ekimdeki milli araya kadarki performansa bakılarak tekrardan bir durum değerlendirmesi yapılır. Ancak bence bu tartışma için erken. Sabırsızlığı anlıyorum ancak enkaz çok büyük. Taraftarın tam olarak istenilen oyunu veya performansı görmesi bence ancak gelecek yazki transfer döneminden sonra elde edilir.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım Beşiktaş çok iyi bir sezon geçirir. Yazıyı beğendiyseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı, Cesur Yeni Futbol’u YouTube ve Spotify’dan takip etmeyi unutmayın.







Yorum bırakın