
Hepinize Merhaba, temsilcimiz Fenerbahçe Şampiyonlar ligi 3. ön eleme turunda De Kuip’de Feyenoord’a 2-1 mağlup oldu. Özellikle maçın 2. yarısında Fenerbahçe sahaya iyi bir oyun koysa da istenilen skor alınamadı. Maçla alakalı konuşulacak çok fazla şey var. Öncelikle tebrik edilmesi gereken yerlerden başlayalım.
Fenerbahçe maçın her kısmında fiziksel olarak ayakta kaldı. İlk dakikadan son dakikaya kadar hep mücadele gücü yüksek ve sert bir takım seyrettik. İkincisi pres gücü ve şablonu. İlk yarım saat dışında Fenerbahçe giderek pres gücünü yükseltti. Uzun top göndermeyi günah sayan bir rakibi sürekli olarak uzun vurmaya zorladı. Oynadıkları tüm maçlarda uzun top kullanma yüzdesi 5-6’larda olan bir takımı yüzde 28’lere kadar çıkarttı. Maç genelinde Fenerbahçe %56 ile topa sahip olurken Feyenoord %44’te kaldı. Bu iki durum Fenerbahçe’nin bu maça ne kadar iyi hazırlandığını gösteriyor. Kamp dönemini takımın iyi geçirdiği zaten her haliyle belli oluyor. Lakin bazı çok büyük problemler de tıpkı hazırlık maçlarında olduğu gibi bu maçta da göze çarptı.
Birincisi üretim problemi. Fenerbahçe maç genelinde sadece 0.52 gol beklentisi üretebildi. bunların 0.22’si Archie Brown’dan 0.18’i de Skriniar’dan geldi. Bunun dışında tüm maç boyunca Fenerbahçe 0 kilit pas gönderdi ki bu pek kabul edilebilir bir istatistik değil. Bu iki istatistiğin bir benzeri şutlarda ortaya çıkıyor. Fenerbahçe yaptığı hücumların sadece %16’sını şutla sonuçlandırabildi. Yani topa sahip olunan kısımda ciddi bir üretkenlik problemi olduğu aşikar. Fakat top Feyenoord’dan alındığında da üretkenlik pek değişmedi. Fenerbahçe’nin Feyenoord maçındaki kontra atak sayısı 0.

Jose Mourinho eldeki kanatlarla 4’lü sistem oynayabileceğini düşünmüyor ki pek de haksız değil. Eldeki kadroyla hem Benfica hem Lazio maçlarında bazı bölümlerde bu sistemi denedi ancak geriden topla çıkmak hiç mümkün olmadı. Bir de Oğuz’un kanattaki vasat performansı eklenince dörtlü sistem ile oynamak mümkün olmadı. Bunun yerine iki bek özellikli oyuncu ile oynanacak bir üçlü sistem Fenerbahçe’ye daha çok şey katardı ki hocanın da tercihi bu yönde oldu. Ancak Fenerbahçe’ye üretkenlik lazımdı. Bu sebeple Jose iki santraforlu bir düzen yerine tek santraforun yanına İrfan’ı atarak hem hücumda üretkenlik kazanmayı hem de istediğinde merkezi dörtlemeyi düşündü.
İrfan oyunda olduğu kısımda elinden geleni yapsa da üretkenlik artmadı. Kontra ataklarda Oğuz ve Szynmanzski’nin topu öne taşıyamaması ve Amrabat’ın ve En-Nesyri’nin sırtı dönük olarak oyuna katılamayışı eklenince Feyenoord’un kontra presini kırmak imkansız hale geldi. İlk yarıdaki en iyi pozisyonlar savunmadan atılan uzun toplarla geldi. En Nesyri’nin indirdiği bazı toplardan sonra Fenerbahçe için hızlı geçiş fırsatları olsa da ön bölgeye yavaş giden bir Fenerbahçe gördük. Burada da sorumluluk başta kanat bekleri ve Szymanzski’nin. Onların katkısı olmadan Fenerbahçe bu çıkışları yapamaz. Bu tarz geçişler yapmak için Fred’in yanındaki oyuncunun hem topla hem de pasla bu çıkışları yapabilen bir oyuncu olması gerekiyor. Aynı şekilde kanat oyuncularının da bu patlayıcılığa sahip olması lazım.
Yani 3. bölgedeki üretkenlik kadar bölgeler arası bağlantıların da problemli olduğunu söyleyebiliriz. 1’den 2’ye geçerken Oğuz ve Amrabat’ın oyun kurulumuna hiç katılamaması ve hem merkezdeki hem genişteki oyuncuların santrafor ile bağlantı yapmakta ve hatlar arasına girmekte bu kadar zorlanması tesadüf değil. Feyenoord iyi savunma yaptı ancak santraforunuza tek bir pozisyon bile hazırlayamamış olmanızın açıklaması bu olamaz. Feyenoord’un toplam dribbling denemesi 40, Fenerbahçe’nin 19, Feyenoord’un toplam kilit pas sayısı 7 ve Fenerbahçe’nin 0.
Bu oyun için Fenerbahçe’nin ideali 4-2-3-1 ya da 4-3-3 gibi görünüyor ki duyduğumuz kadarıyla transferler de buna göre şekilleniyor. Örneğin bu maçta Kerem oynasaydı hem ilk yarıdaki kontra atak çabalarında hem de oyunun önde oynandığı bölümde ceza sahası. çevresinde seken toplarda Fenerbahçe’ye çok faydalı olurdu. Yani özellikle yaratıcılık ve skor bağlamında kadroda ciddi bir eksiklik var. Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe’nin yaratıcılığının %50’sini oluşturan Tadic’in yerini doldurulmadı. Bunun sıkıntısı da 90 dakikanın totaline bakıldığında net bir şekilde öne çıkıyor. Yani bugünkü mücadeleye bakıldığında Fenerbahçe net bir şampiyonlar ligi mücadelesi vermek istiyorsa 4 pozisyona daha takviye şart: Sol ve sağ kanat, merkez orta saha, kaleci.
Lakin şunu da söylemden geçmemek lazım: Jayden, Archie, Semedo, Skriniar, Duran ve kilo veren Nesyri’nin takıma katılımıyla Fenerbahçe fiziksel olarak geçen seneden çok daha kuvvetli, hızlı ve dayanıklı bir takım. Yükselmesi gereken şey yaratıcılık ve skor. Bu yöndeki hamleler de doğru bir şekilde yapılırsa ortaya gerçekten iyi bir takım çıkacaktır ancak haftaya Fenerbahçe Feyenoord’a elenirse hamlelerin geç gelmesinden dolayı eleştiri okları yönetime dönecektir çünkü ağustos ayında Tadic’in yerini dolduramamış olmak büyük bir problem. Tıpkı geçtiğimiz sezon Ferdi’nin yerinin doldurulamaması gibi.
Kapanışa geçmden bazı beğendiğim performansları da sizlere aktarayım. Savunmadaki üçlünün performansını maç genelinde iyi buldum. Özellikle Skriniar ve Mert Müldür olağanüstü performanslar sergilediler. Mert ne zaman üçlünün sağında oynasa çok iyi performans sergiliyor. Jayden maç genelinde iyi oynasa da Moussa’nın kafayla golü attığı pozisyondaki dikkatsizlikten eksi puanı alıyor. Merkezde Fred her zamanki gibi Fenerbahçe’yi toplu oyunda kurtaran oyuncu olarak öne çıktı. Amrabat topla birlikte vasat olsa da maç içerisindeki mücadelesi, agresifliği, insanüstü pres ve savunma katkısı ve attığı golle maçın adamı oldu. Archie Brown Fenerbahçe’nin maçtaki en net pozisyonunu yarattı ve o pozisyonda yaptığı dribbling ile neden özel bir bek oyuncusu olduğunu gösterdi.
Toplu oyunda Fenerbahçe’ye ne kadar zarar verse de bence Amrabat maçın adamı seçilmeyi hak etti. 2. Skriniar ve 3. Mert Müldür diye düşünüyorum. Lütfen siz de maçın adamının kim olduğunu yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın.

Sonuç
Problemlerden ne kadar fazla bahsetsem de bence Fenerbahçe ve Jose Mourinho eldeki kadronun tabiri caizse suyunu sıktı. Alabileceği her şeyi aldı. İkinci yarıda Feyenoord’u tamamen tıkadı ve Jose’nin de basın toplantısında söylediği gibi rakibine açık ara üstünlük kurduğu bir ikinci yarı geçirdi fakat ne yazık ki çok kötü bir gol yiyerek istediği skoru alamdı.
Feyenoord Kadıköy’e korkarak gelecektir. Tur hala %50-%50 ve Fenerbahçe yıllar sonra Şampiyonlar ligine katılmak için haftaya salı çok kritik bir maç oynayacak. Yönetime tepkiler ne kadar yüksek olsa da bu maçta takım sırf bu maçtaki mücadelesinden dolayı sonuna kadar desteklenmeli. Bence haftaya Semedo’nun ve Duran direkt 11 başlayacaktır. Her şeye rağmen ben iyi oyundan dolayı takımı ve teknik ekibi tebrik ediyorum. Umuyorum ki hafaya Fenerbahçe turu geçen taraf olur.
Siz de lütfen maçla alakalı yorumlarınızı aşağıya yazmayı unutmayın. Cesur Yeni Futbol’a bu web sitesi, youtube ve spotify’dan abone olarak her paylaşımımdan haberdar olabilirsiniz. Yazıyı beğendiyseniz arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.





Yorum bırakın