Tamam mı devam mı? | Fenerbahçe 2-1 Kasımpaşa

Merhaba, sevgili futbolseverler. Hepiniz hoş geldiniz. Bugün sizlerle Fenerbahçe – Kasımpaşa maçının teknik detaylarını, Teknik ekipteki kapasitenin eksikliğini ve bütün bunlara rağmen Fenerbahçe’nin bugün oynanacak Galatasaray – Antalyaspor maçından önce nasıl her şeye rağmen liderlik koltuğunda oturduğunu konuşacağız. Oyun Planı Fenerbahçe maça Çaykur Rizespor maçından 1 farklı oyuncu ile çıktı. Kalede Livakovic, savunma dörtlüsünün solunda…

Merhaba, sevgili futbolseverler. Hepiniz hoş geldiniz. Bugün sizlerle Fenerbahçe – Kasımpaşa maçının teknik detaylarını, Teknik ekipteki kapasitenin eksikliğini ve bütün bunlara rağmen Fenerbahçe’nin bugün oynanacak Galatasaray – Antalyaspor maçından önce nasıl her şeye rağmen liderlik koltuğunda oturduğunu konuşacağız.

Oyun Planı

Fenerbahçe maça Çaykur Rizespor maçından 1 farklı oyuncu ile çıktı. Kalede Livakovic, savunma dörtlüsünün solunda Jayden sağında Ferdi. Stoper ikilisi Çağlar ve Djiku. Orta Sahada iki ön libero Krunic ve İsmail, Hemen önlerinde Mert Hakan Yandaş. İleri üçlü ise Tadic, Dzeko ve Cengiz Ünder.

Fenerbahçe elinde çok önemli oyuncular olan bir takım. Çok fazla kariyerli, deneyimli ve yetenekli oyuncuyu bünyesinde barındırıyor fakat bu oyunculardan Fenerbahçe uzun süredir maksimum performans alamıyor. Ne zaman Fenerbahçe’de istenilen oyun sahya yansıtılamazsa akıllara gelen tek kişi Fred.

Bu sistemde çok özel bir oyuncu olan Fred, takımın dinamizmini iki katına çıkartıp bağlantı oyunlarıyla hem takım savunmasını hem de geçiş oyunlarını mükemmel şekilde organize ediyor. Her zaman söylediğimiz gibi Fred olmadığında Fenerbahçe birkaç kademe aşağıda bir takım görüntüsü sergiliyor. Burada da şu soruyu sormamız gerekiyor: Fred’in yokluğunda yapacak hiçbir şey yok mu?

Fred de Fred

Dünyanın her yerinde sistemlerindeki en önemli oyuncuları kaybeden takımlar elbette ki oyunlarında problem yaşarlar fakat böyle durumlar sezon içerisinde olduğunda hele ki bunu yaşayan takım büyük bir takımsa hemen aksiyon alınması gerekir.

Oyuncu uzun süreli sakatlandığında eğer transfer dönemi hala devam ediyorsa sakatlanan oyuncunun yerine onu bir süreliğine idare edecek ve sonrasında da yedekleyecek bir oyuncu alınabilir fakat bazen böyle bir zaman olmayabilir.

Eğer transfer yapılma şansı yoksa teknik direktör mecburen elindeki kadrodan yeni bir şey yaratmak durumundadır. Tamamen olmasa da bölüm bölüm o oyuncuyu aratmayacak. Takımın ana oyununu bir şekilde oynayabileceği bir seçenek oluşturmalıdır. Çünkü bazen bu tarz oyuncular kart cezası alabilirler veya kısa süreli sakatlıklar yaşayabilirler. Yani bu tarz oyuncular birkaç maçlık eksikliklerinde de hemen aksiyon almak büyük başarılar kazanmak için son derece elzemdir.

İşte Fred konusu da aynen böyle. Fred’in yokluğunda gelişmeyen ve her geçen gün oyunu geriye giden bir Fenerbahçe. Bağlantıyı kuramayan, rakip ceza sahası çevresinde pas yapamayan, gegenpress ile gol bulamayan bir Fenerbahçe.

Orta saha ikilisi

İsmail Kartal Kasımpaşa maçında gene İsmail, Krunic ikilisini orta sahada tercih etti. Bugün siz televizyonda herhangi bir Premier Lig maçı izlediğinizde hep şunu görürsünüz: Kuvvetli bir şekilde ön alan baskısına gelen, alanı çok iyi kapatıp, topu ayağına alan oyuncuyu sert bir şekilde rahtsız eden futbolcular. Diğer tarafta ise merkezde topu sırtı dönük bir şekilde alıp ya ekseni etrafına dönüp boşa çıkmaya ya da kendini boşa çıkaran bek veya yaklaşan başka oyuncuları çok hızlı bir şekilde topla buluşturmaya çalışan merkez oyuncuları. Bu merkez oyuncularının hem dinamik hem de oyun görüşünün belli bir seviyenin üzerinde olması gerekir ki takım bu presi bir şekilde aşabilsin.

İsmail Kartal Kasımpaşa maçında bence gene doğru bir tercih yaparak Ferdi ve Jayden gibi iki çok dinamik bekle oyuna başladı ki burada Ferdi Kadıoğlu sadece dinamik ve fizik kalitesi yüksek bir bek oyuncusu değil aynı zamanda tekniği, oyun görüşü ve dribbling becerisi de yüksek olan çok özel bir futbolcu. Fenerbahçe’nin sezon başından beri oyun planının en önemli parçalarından bir tanesi Ferdi Kadıoğlu’nu oyun kurulumuna dahil olması.

Rakipler de buna çok hazırlıklı çıkarak Ferdi’yi yeri geldiğinde ikili hatta üçlü sıkıştırmalarla bunaltarak Fenerbahçe’nin Ferdi üzerinden yaptığı oyun kurulumunu sekteye uğratmaya çalışıyorlar fakat Fred olduğunda rakip ne kadar baskılı oynarsa oynasın Fenerbahçe topu bir şekilde bu alandan çıkarıp bir hücum pozisyonu yaratabiliyordu. Fred’in yokluğunda ise baskı gören bu iki merkez oyuncusu birçok alanda Fred’in gerisinde olduğundan dolayı Fenerbahçe topu bir türlü baskıdan çıkartamıyor. Yani Fred ve Ferdi’nin ikili oyunlarına bir alternatif bulamıyor Fenerbahçe

Fakat bu işleri yapmamaları İsmail ve Krunic’in kötü futbolcular olduğu anlamına da gelmiyor. Bu iki oyuncu da çok farklı oyuncular. Savunmada ikinci topları kazanma veya kesicilik gibi birçok farklı aranda başarılı olan oyuncular fakat top Fenerbahçe’de olduğunda bu iki oyuncu da oyunu yavaşlatıyor. Fred ise hızlandırıyor. Buradan yola çıkarak da şunu söylemek mümkün: Fenerbahçe’nin sezon başında oynadığı olağanüstü futbolu tek bir kelimeyle anlatmak gerekse buna hız diyebiliriz.

Hız

Burdakaki hızdan kasıt oyuncuların hızı değil topun ve bundan mütevellit oyunun hızı.

Hiçbir takım 90 dakika boyunca durmadan önde pres yapamaz. Bu yüzden de doğal olarak Fenerbahçe’nin rakibin ön alan baskısını aşmadan rakip yarı sahaya 10 oyuncusuyla yerleştiği bölümleri maçların içerisinde görebiliyoruz fakat bu bölümlerde de Fenerbahçe’nin rakibini üretkenliyle boğduğu bölümler göremiyoruz.

Bunun sebebiyse oyun yönünü değiştirme konusunda da yavaşlayan bir Fenerbahçe var.

Ne olursa olsun Fenerbahçe oyuncu kalitesi çok yüksek bir takım ve geçen senenin aksine oyun disiplininden de çok fazla kopmuyorlar. Fenerbahçe’nin çoğu rakibi de bunu bildiğinden bölüm bölüm Fenerbahçe’yi geride karşılamayı daha mantıklı bir seçenek olarak görüyor. Böyle durumlarda rakibinizin kurduğu 9-10 kişilik kompakt savunmaları aşmak için akan oyunda tek bir şansınız kalıyor: o da savunma hattında boşluklar oluşturmaya çalışmak. Bunu da yapmanın bir yolu var o da topu olabildiğince hızlı bir şekilde dolaştırmak, daha iyi anlaşılması için bu birkaç görseli inceleyebilirsiniz.

Bu üç görselde anlatmak istediğim, topu yeterince dolaştırırsanız rakip takım savunmasında bu defoları bulabilirsiniz.

Bunu yapmanız içinde iyi bir yerleşim, dinamik ve ayağına top isteyen oyuncular ve son dokunuşları yapacak kaliteli ayaklar ve beyinlere ihtiyaç var. Fenerbahçe’nin orta saha üçlüsündeki hiçbir oyuncu bu bahsettiğim becerileri sergeliyebilecek oyuncular değil.

Opsiyonlar bunlarla da bitmiyor. Fenerbahçe’nin sezon başında beri en iyi yaptığı şey kaybettiği topları çok hızlı bir şekilde kazanmasıydı fakat Fred’in gitmesi ve İsmail Yüksek’in bir pozisyon karmaşası içinde olmasıyla derin topları kesen, ön alan baskısını çok dinamik ve konsantre yapan Fenerbahçe’den eser kalmadı.

Savunma, orta saha ve hücum bir süredir birbirinden ayrı üç takım gibi oynuyor Fenerbahçe’de.

Ön alan baskısı

Total Futbol hayatımızı girdiğinden beri futboldaki en önemli kelime “Kompakt”.

Bu kompaktlığı sağlayamayan takımların vasat bir futbol oynamaları kaçınılmaz. Savunmanın maç içinde verdiği derinlik orta saha oyuncularının bu iki hatta yaptığı bağlantılar ve bu iki hattı birbirine yaklaştırmaları birçok taktiğin temelini oluşturuyor.

Bu hem diğer hücum opsiyonlarında hem de savunmada çok önemli. Ancak bence bu kompaktlığın modern futbolda en çok fark yarattığı yer ön alan baskısı.

Sizlere bunu daha iyi anlatmak için geçtiğimiz cumartesi, Fenerbahçe – Kasımpaşa maçının hemen ardından oynanan Arsenal – Newcastle maçından bazı örnekler anlatacağım.

Arsenal 2023 senesinin sonunda bir düşüş yaşadı ve birçok spor programcısı ve yazarı tarafından şampiyonluktan koptukları yorumu yapılıyordu fakat 2024 senesinin başından itibaren olağanüstü bir ön alan baskısıyla ve oyun içerisinde sürekli arttırdıkları hiç düşmesine izin vermedikleri tempoyla gelen her rakibe kök söktüren bir takım var sahada. Bunun en önemli parçasıysa dinamizm ve fizik kalite.

Fenerbahçe’nin de sezon başının aksine şu an sahaya hiç yansıtamadığı şey işte tam olarak bu. Szymanski’nin bu dönem boyunca bu kadar düşmüş görünmesinin en önemli sebebi de aynı şekilde oyun sistemindeki bu büyük aksaklıklar.

Zaten bir takımın tüm hücum oyuncuları aynı anda kötü görünüyorsa bunun sebebinin oyunculardaki form düşüklüğü olması pek mümkün değil.

Sebastian özelinde bu ön alan baskısı ve kompaktılığı değerlendirmek gerekirse şöyle devam edebilirim:

Sebastian çok özel bir oyuncu. Saha içerisinde Fred ile beraber en dinamik oyunculardan bir tanesi. Top neredeyse orada baskı yapan, takım halinde pres yaparken bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle alanları doğru kapatan. Takım hücum ederken ceza sahası için doğru zamanda doğru koşuları yapan, rakip savunmayı hiç rahat ettirmeyen bir oyuncu. Bununla birlikte fizikalitesi oldukça yüksek. Oynadığı pozisyon bir hücum pozisyonu olmasına rağmen yeri geldiğinde savunmaya dönüş koşularını da çok iyi yapan ve bütün bunlara teknik bir kabiliyet de ekleyen çok çok özel bir oyuncu.

Fenerbahçe’nin oyununun indikatörü olarak Sebastian’ı kullansak çok da yanılmış olmayız. Fenerbahçe’nin ana oyun planında Szymanski sahada yokmuş gibi görünüyorsa takım pek de parlak bir oyun ortaya koymuyor demektir çünkü kompakt bir takım ve hızlıca topu dolaştıran bir Fenerbahçe sahada yoksa Sebastian’dan verim almak neredeyse imkansız bir hale gelir.

Duran Top ve oyun ritmi

Fenerbahçe Fred’siz geçen bu dönemi bir şekilde İsmail Kartal’ın çift ön liberolu sistemiyle geçirmek istiyorsa en azından bölüm bölüm oyun ritmini arttırması gerekiyor. Bunu hiç oyunculara dokunmadan yapmanın en iyi yoluysa iyi duran toplar.

Fenerbahçe 382 faul ile ligde açık ara en çok faul kazanan takım fakat duran toplarda en çok gol bulan 7. takım. Burada bir sıkıntı olduğu aşikar. Fenerbahçe duran topları çok etkisiz kullanıyor. Maç içinde de dikkat ettiğinizde çoğunlukla Fenerbahçe duran toplardan yeterince etkili olamıyor. Bazen duran toplarda gol atamasanız bile buradan dönen topları alabilirseniz ve etkili bir pozisyon yaratabilirseniz tempoyu bir anda çok yukarı çekebilirsiniz ve bir anda rakip yarı sahaya yerleşmeye uğraşmanız gerekmez. Bu şekilde rakip savunmayı dengesiz yakalayabilirsiniz. Hatta atacağınız duran top golleriyle rakibin bütün planını sekteye uğratabilirsiniz.

Dünyadaki bütün üst düzey ligleri incelerseniz her takımda her şeyle ilgilenen bir antrenör ekibi olduğunu görürsünüz. Takımlarda duran top antrenöründen, taç antrenörüne kadar birçok farklı antrenör bulunuyor ve uzmanlıklar modern dünyanın bir gerçeği olarak ayrılıyor fakat size neden Fenerbahçe’nin burada bir sıkıntı yaşadığını Fanatik gazetesinde yayınlanan, 22 Şubat 2024 tarihli bir haberle anlatmak istiyorum.

“Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco, teknik direktör İsmail Kartal‘a duran top antrenörü önerdi. Ancak 62 yaşındaki çalıştırıcı, bu öneriyi kabul etmedi. Kartal, takımın analisti Melikşah Sezgin‘e duran top stillerini incelemesi için talimat verdi.”

Fanatik

Yani Süper Lig’de 27. Hafta oynandı ve Fenerbahçe’nin bir duran top antrenörü yok. Hatta bırakın duran top antrenörünü bu konuyla ilgilenen hiç kimse bu zamana kadar olmamış. Gerçekten inanılmaz. Biz de Fenerbahçe’nin Konferans Liginde şampiyon olabileceğini falan konuşuyoruz. Demek ki biraz boş konuşuyoruz.

Takım çok iyi değil mi? Nedir bu kadar eleştiri?

Evet, Fenerbahçe ligde Galatasaray’ın 2 puan gerisinde 2. sırada fakat ligde bir tane canavar, bir tane ondan daha canavar kadro ve bir tane çok iyi teknik direktör var. Fenerbahçe kadrosu süper lig tarihinin en iyi kadrolarından bir tanesi. Fakat Fenerbahçe bana edebiyatımızdaki Tanzimat dönemini hatırlatıyor.

Fenerbahçe’nin kadrosu ve teknik heyetine bakınca kendimi Peyami Safa’nın Fatih-Harbiye romanında gibi hissediyorum. Bir tarafta bir modernite var ama tam değil. Diğer tarafta ise daha ilkel bir şeyler var ama o da tam ilkel değil. O yüzden de Fenerbahçe’de birkaç parça eksildiğinde hemen bütün sistem Error vermeye başlıyor.

Bazen şöyle yorumlar görüyorum: “Dışarıdan bir baksa Fenerbahçe şu kadar maç kazanmış, ligde şu kadar gol atmış, beş büyük lige göre şöyle istatistik tutturmuş ama hala eleştiriliyor.”

Fenerbahçe her zaman eleştirilir ve kötü giden şeyler veya düzeltilmesi gereken şeyler varsa her zaman eleştirilmelidir. Ne de olsa kazandık diyerek hiçbir uzun vadeli başarı gelmez. Önemli olan sürekli gelişmek ve dönüşmektir. Yoksa ne yazık ki gene bu kadrolar da bu dönemler de geçer ve her şey yok olur.

Fenerbahçe’nin hedefi iyi veya çok iyi olmak değil her zaman en iyi olmaktır.

Bu kulübün felsefesi her zaman budur ve en iyi olmadığı her zaman da eleştiri alır. Burada sürekli mantıklı veya mantıklı değil gibi cevaplar vermenin çok da bir anlamı yoktur. Önemli olan bir kulübün felsefesi, kültürü ve planlarıdır. Bu yüzden de Fenerbahçe en iyi olmadığı her zaman eleştirilir.

Fenerbahçe bugün her şeye rağmen liderdir çünkü çok karakterli ve kaliteli bir oyuncu kadorsuna sahip. En kritik anlarda durmadan oyuncuların şapkadan çıkardığı tavşanlarla Fenerbahçe bu yarışı götürüyor fakat şu soruyu sormak lazım. Tavşanla nereye kadar?

Kendi halimde öneriler

Osayi-Samuel ve İrfan Can’ın sakatlıklarını görmeden önce bu tarz bir on bir oluşturmuştum. Çünkü Fenerbahçe’nin Fred’in yokluğunda temel eksiği bütün bu yazı boyunca konuştuğumuz gibi orta sahadaki dinamizm. Bunu gidermenin bence en iyi yolu Ferdi Kadıoğlu ayrıca Ferdi bu sistem içerisinde Fred’in yokluğunda hücuma da istediği kadar katılamadığını düşünüyorum. Ferdi ceza sahası çevresinde topu aldığında fark yaratıyor.

Bunun yanında beklerde de Fenerbahçe’nin hücum dönüşlerinde açıklarını kapatabilecek çok hızlı ve fizik olarak güçlü iki bek oyuncusunun tercih edilmesi Fenerbahçe’nin savunma dönüşlerinde rahatlamasını sağlayacaktır. Bu şekilde bir oyun tercih edilidiğinde İsmail Kartal’ın da net bir şekilde talimatlarında oyunculara 3. bölgeye hızlı bir şekilde topu taşımayı ve orada kalabalık olmayı belirtmesi önemli bir detay olur.

İsmail Kartal’ın bir şeyler denemesi gerekiyor. Kadrodaki eksikler düşünüldüğünde Fenerbahçe’nin aynı oyunu oynaması mümkün değil. Bu şekilde bir oyunda da Dzeko gibi pivot özellikli bir santrafor istediği şeyleri yapamaz Fenerbahçe’nin dinamik bir orta saha ile oyunu rakip yarı alana yığabilmesi gerekiyor. İki tane 8 ve bir 6 numarayla bu daha mümkün geliyor bana. Takımda an itibariyle net kanat oyuncusu sadece Cengiz. Joshua King sakat ve Ryan Kent’in lisansı çıkarılmadı.

Eğer iki oyuncudan bir olsaydı kanatlı oyunda Cengiz-Kent veya Cengiz-King olabilirdi fakat bence Fenerbahçe hem Krunic transferi hem de Kent yerine Zajc’ın lisansını çıkartarak büyük hatalar yaptı. Çünkü ihtiyaç şu anda çok başka. Bu defoları gidermek için de bence Fenerbahçe’nin geriden oyun kurmayı, oyun genelinde rafa kaldırması gerekiyor. Orta Saha ve hücum hattında oynayan altılı ile rakibi boğmak, Çağlar ve Bonucci’nin uzun toplarıyla 2. topları almaya oynayan bir Fenerbahçe bence sakatlarının yokluğunda ciddi fark yaratabilir.

Szymanski ve Batshuayi’nin bunaltıcılığı tadic’in ceza sahası çevresinde alacağı toplar, maç içinde her pozisyonu ileri geri oynayabilecek üç tane orta saha oyuncusu…

Son olarak, Fenerbahçe’nin oyun içinde ritim bulması için duran topların altını bir kez daha çiziyorum. Geçtiğimiz Kasımpaşa maçında da Fenerbahçe’ye maçı kazandıran şey duran toptu. Korner, serbest vuruş ve hatta taç, hepsi çok ama çok önemli. Bir takım keyif veren bir futbol oynamak istiyorsa her zaman oyun ritmini yüksek tutmalıdır.

Sürekli ritmi düşük bir futbol oynanıyorsa, sessizleşen taraftarı da çok suçlamamak gerekir. Bütünleşmek için keyif vermek gerekir. Keyif vermeden bunların hiçbiri olmaz.

Bu zamana kadar risk almayan, hep en garanti şeyleri yapmaya çalışan İsmail Kartal ve ekibine çok ağır eleştiriler yaptığım bir yazı yazmıştım Alanyaspor maçı sonrasında. Fakat henüz yayınlamanın doğru olmadığını hissettim.

Önümüzdeki Hatayspor maçı benim için İsmail Kartal’ın çok önemki bir sınavı. Fenerbahçe’nin şampiyonluk umudu vermesi gerekiyor taraftarına. Oynan kötü oyunu oyuncuların form düşüklüğüne bağlamanın bir anlamı yok çünkü konu bu değil. Artık radikal hamleler gerekiyor bu kötü oyunu tersine çevirmek için çünkü hedef şampiyonluk.

Yorum bırakın